RSS

Blog

Yeni Türkü Konser Biletleri Grupfonide

Akdeniz Müziğinin Başarılı Temsilcisi Yeni Türkü Beyrut Performance Sahnesi’nde!

YENİ 1978 yılında Ankara’da kurulan, zamanla büyük bir hayran kitlesine ulaşan müzik grubudur. Yeni Türkü grubunu birbirinden farklı üniversitelerde ve bölümlerde okuyan arkadaşlar kurmuştur ve günümüze kadar bu güzel müzikler sayesinde kulaklarımızın pasını almışlardır. Grubun kurucuları Derya Köroğlu (ODTÜ Mimarlık öğrencisi), Zerrin Yaşar (Hacettepe Tıp öğrencisi) ve Selim Atakan'dır (Hacettepe Tıp mezunu ve patoloji uzmanı); grup ismini ise şairliği ve yazarlığıyla ön planda olan Yaşar Miraç koymuştur.

Dostlar ve Edip Akbayram’ın alt kadrosu olarak ilk kez sahneye adım atan Yeni Türkü oldukça beğeni toplamıştır ve bu yüzden Edip Akbayram konseri ertesi güne ertelenmiştir. 1979 yılında piyasaya sürülen ve ilk albümleri olan Buğdayın Türküsü’nde sert sol söylemler oldukça fazlaydı ve albümleri fazla satmadı. Bu albüm 12 Eylül darbesinden sonra dağıtılmamış ve yakılmıştır. Bu nedenle halk arasında efsane olan bu albümün koleksiyon değeri yükselmiştir. İleriki zamanlarda gruba yeni üyeler katılmıştır. Bu üyeler Murat Buket, Tuğrul Bayrak, Eftal Küçük ve Tuncer Tezcan’dır.

burası

Bu süreçten sonra ise (1983 yılında) 2. Albümleri olan “Akdeniz Akdeniz” piyasaya sürülmüştür ve artık tanınır hale gelmişlerdir. 1985 yılında “Çekirdek Sanatevi Kayıtları”  ve “Film Müzikleri” albümlerini çıkaran grup artık belli bir dinleyici kitlesine ulaşmış ve müzikleriyle herkesin beğenisini toplamıştır. Bu yıl içerisinde gruptan iki üye ayrılmıştır. Bunlardan birincisi bağlama çalan Tuncer Tezcan’dır. İkinci olarak ayrılansa sonradan “Çağdaş Türkü” grubunu kuran ve Yeni Türkü grubunda buziki, kemençe ve gitar çalan Eftal Küçük’tür. 1986 yılında Fuat Oburoğlu (mimar) ve Cengiz Onural (makine mühendisi) gruba dahil olmuştur ve bu yıl “Günebakan” adlı albümleri yayınlanmıştır. Hemen ardından “Dünyanın Kapıları” ve “Yeşilmişik” albümleri çıktı. Bu sıralarda grup içinde anlaşmazlıklar artmaya başlamıştır ve geçici olarak gruptan ayrılan, solo vokal yapan Zerrin Atakan gruptan kesin olarak ayrılmıştır. 1986 yılında gruba dahil olan Fuat Oburoğlu 1989 yılında geçici olarak gruptan ayrılırken gruba Halis Bütünley ve Tayfun Duygulu dahil olmuştur. Yeni Türkü’nün 1990 yılında “Vira Vira” adlı albümü, ertesi yıl ise “Rumeli Konseri (ilk albümlerinden 4 parçaya yer verilmiştir)” albümleri çıkmıştır. Yine 1990 yılında grubun kurucularından olan Selim Atakan ve bas gitar çalan Tuğrul Bayrak gruptan ayrılmıştır. Yeni Türkü 1992 yılında en çok satan albüm ödülünü “Aşk Yeniden” albümü sayesinde almıştır. Fakat bu ödülden sonra 1994 yılında çıkan “Külhani Şarkılar” albümü beklenildiği etkiyi yaratmamıştır. Hepimizin bildiği Süper Baba filminin müziklerinden oluşan albümü ise 1995 yılında çıkarmışlardır. “Her Dem Yeni” ve “Telli Telli Remixes single” albümleriyle yollarına devam eden ve şu zamana kadar birçok albüme imza atan grupta çekişmeler yeniden başlamıştır ve bu olayların sonunda gruptan Derya Köroğlu dışında herkes ayrılmıştır. Tek başına kalan Derya Köroğlu “Musikarium” albümünü çıkardı ve yeni elemanlar bulmaya başladı. Son olarak bu elemanlar ise Raci Pişmişoğlu (bas gitar), Erdinç Şenol (klasik kemençe ve vokal), Fatih Ahıskalı (ud) ve Erkin Hadımoğlu’dur (klavyeli çalgılar). Bu yeni grup 1999 yılında son albümünü çıkardı fakat albüm grubun en az satanı oldu.

 

 

Mabel Matiz Konser Biletleri Grupfonide

MABEL MATİZ KİMDİR?

Sesiyle herkesi kendine hayran bırakan Mabel Matiz 31 Ağustos 1985 yılında Mersin’de dünyaya gelmiştir. Gerçek adı Fatik Karaca olan sanatçı, Mabel adını “Kumral Ada Mavi Tuna” romanından almıştır. “Mabel” bu romandaki Tuna karakterinin takma adıdır. “Matiz” ise eski Yunancada anlamı “çok sarhoş, düşkün kimse”  olan argo bir kelimedir.

Mabel Matiz’in çocukluğu ve ilk gençlik yılları Erdemli’de geçmiştir ve Erdemli’nin kendisine müzikal anlamda çok katkı sağladığını belirtmiştir. İlkokulu Tömük Dr. Mustafa Erden İlkokulu’nda, liseyi ise Erdemli Anadolu Lisesi’nde okumuştur. 2003 yılında üniversite okumak için İstanbul’a gelen sanatçı 2008 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olmuştur. 2011’de İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İnsan Hakları Hukuku üzerine yüksek lisans yapmaya başlasa da 2014 yılında programı yarıda bırakmıştır. Lise ve üniversite yıllarında gitar ve şan dersleri almış ama bu olay kısa sürmüştür. Üniversitedeyken birkaç arkadaşıyla cover denese de belli bir süre sonra kendi şarkılarını yazmaya ve evde kayıt almaya başlamıştır. Her ne kadar çoğu kişi bilmese de bunca yıldır kaydettiği o şarkıları kişisel web sitesi üzerinden anonim olarak paylaşmıştır.

2009 yılının yazında ise bizim bu farklı tarz, farklı sesi duyabilmemiz için büyük bir adım atılmıştır. Mabel Matiz’in müziğine ilgi gösteren Engin Akıncı’yla tanışması ilk solo albümüne hazırlanmaları bu konuda atılan ilk büyük adımdır. Üzerinde 1 yıldan fazla süre çalıştığı, 11 Mayıs 2011’de Zoom Kurumsal etiketiyle, kendi adını taşıyan ilk albümünü çıkarmıştır. Albüm çıktığı anda Mabel Matiz ismi ve şarkıları dilden dile yayılmıştır ve en fazla gelecek vadeden genç müzisyenler arasına ismini sokmayı başarmıştır. “Kül Hece”, ”Söylese O Ben Söylemem”, “Filler ve Çİmen” adlı şarkıların bulunduğu albüm sadece beğeni toplamamış bir de en iyi ilk 10 albüm arasında yerini almıştır.

Müzik piyasasına böyle bir giriş yaptıktan sonra Türkiye’nin her yerinde konserler vermeye başlamıştır. 2012 yılının Ağustos ayında “Yaşım Çocuk” adlı albümün kayıtlarına başlamıştır. 12 şarkıdan oluşan bu albümde 9 şarkının sözü ve bestesi Mabel Matiz’e aittir. Albümde en çok sevilen ve öne çıkan “Zor Değil” parçası Mete Özgencil ile ortak yapım olup diğer öne çıkan “Aşk Yok Olmaktır” parçasının sözü ve müziği Yıldız Tilbe’ye aittir. Bu iki parça 2013 yılının en çok dinlenen ve ses getiren parçaları olmuştur. 2013 yılı yaz aylarında çıkarılan “Sultan Süleyman” ise yılın en çok indirilen parçaları arasında yer almıştır ve bu başarılı coverı duymayan, sevmeyen kalmamıştır. Bir buçuk yılda 50 civarında şehirde 100den fazla konser veren Mabel, en çok konser veren ve bilet satan sanatçı ünvanını almıştır. Altın Kelebek de dahil olmak üzere birçok ödül alan “yılın müzik adamı” 2014 yılının Ekim ayında adı “Gök Nerede” olan 3. Albümünün kayıtlarına başlamıştır. Bu albümde de “Gel” parçası büyük bir ilgi görüp, en iyi parçalar arasında yerini almıştır.

Pop müziğe farklı bir ses, farklı bir tarz katarak algıları yıkan Mabel Matiz’in hayran kitlesi günden güne artmaktadır. Hem şarkı sözlerinden hem melodilerinden hem de sesinden anlaşılacağı üzere ona özel olan bu farklı, alışılmışın dışındaki tarzı sayesinde ilgi görmeye, beğeni almaya, ödül toplamaya devam etmesi dileğiyle ☺

En Uygun Ağva Otelleri ve Ağvada Tatil Fırsatları

AĞVA OTELLERİ İLE AYRICALIKLI TATİL YAPIN

Genellikle İstanbulluların hafta sonu kaçıp dinlenmek için geldiği yer olan Ağva huzuru bulmanızı sağlayacak size en yakın yerlerden biridir. İstanbul’a 97 kilometre mesafede bulunan Ağva’da kısa bir tatili herkes hak eder. İstanbul’un Karadeniz kıyısında yer alan Ağva’nın etrafını Göksu Nehri ve Yeşilçay Nehri çevrelemiştir. Gerek özel araçlarla gerek toplu taşımayla (Üsküdar ve Ümraniye’den kalkan otobüslerle) oldukça kısa süre içinde burada olabilirsiniz ve bu güzel doğanın keyfini çıkarabilirsiniz. Ulaşımı oldukça kolay olan doğa içinde saklı bir cennettir.

AĞVA’DA GEZİLECEK YERLER

Her mevsim güzel olan Ağva’ya ilkbahar ve yaz mevsimlerinde gitmek daha iyi bir seçenektir. Fakat genellikle yağışlı geçen kış mevsiminde de gidilebilir ve aynı şekilde doğanın tadı çıkartılabilir. Yeşille mavinin birleştiği yer olan Ağva’yı bisikletle gezmek eğlenceli bir etkinlik olacaktır. Bunun dışında kamp kurup piknik yapabilir, kanoya binebilir, balık tutabilirsiniz. Göksu Nehri ve Yeşilçay Nehri etrafında yürüyüş yapmak kısa tatilinizin en dinlendirici anlarından biri olacaktır. Denizin ve güneşin tadını çıkarabileceğiniz Kilimli Koyu ve Kadırga Koyu görmeniz gereken yerler arasındadır. Merkeze sadece 7 kilometre uzaklıkta bulunan bu koylar birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Kadırga Koyu zaman içerisinde olan doğal değişimlerle amfi tiyatro biçimini almış bir koydur, Kilimli Koyu ise çakıl taşlarından oluşan küçük ve tatlı bir koydur. Denize girmeyi sevenlerdenseniz bu koyları görmeden Ağva’dan gitmemelisiniz. Ağva’nın etrafında bulunan köyler de tarih bakımından oldukça zengindir. Ulaşımı kolay olan Ağva’nın en eski yerleşim yeri Kalemköy’e gidip Ağva’nın tarihini öğrenebilir, o havayı içinize çekebilirsiniz. Gürlek Mağarası’nın bulunduğu Hacılı Köy’ü ziyaret edebilirsiniz. Ağva’da yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri haline gelen Saklı Göl’e de gidilmeli ve görülmelidir. Doğa yürüyüşleriyle tekne turlarıyla oldukça keyifli zaman geçirebileceğiniz Ağva’da konaklamanız da mümkündür. Doğada gizlenmiş nehir kenarında bulunan Elrio Motel’i, Ağva Ekoland Otel’i veya Ağva Inn Hotel’i tercih edebilirsiniz. Bu otellerdeki hizmetler sayesinde yorulmadan, stresten uzak bir tatil keyfi yapabilirsiniz. Birçok avantajı ve hizmeti olan bu otellerde konaklamak Ağva’nın doğasının tadını çıkarıp, kısa tatilinizin daha huzurlu geçirmenizi sağlayacaktır. Şehrinize dönüşte oldukça mutlu ayrılacaksınız ve kendinize Ağva’ya tekrar gelmek için söz vereceksiniz.

AĞVA’DA NE YENİR?

Ağva’da güne güzel başlamak yöresel yemeklerin yer aldığı, organik sebze ve meyvelerden oluşan kahvaltıyla olur. Dilediğiniz bir restorana oturup nehrin kıyısında organik kahvaltınızı yapabilir, bu dinginlikte kitabınızı okuyabilir veya müzik dinleyebilirsiniz. Kahvaltının mutlulukla alakası olduğu söylenilir, siz de İstanbul’un en güzel yerlerinden birinde huzurla kahvaltınızı edip çok daha mutlu olacaksınız. Akşam yemeğine gelecek olursak Ağva’nın da kendine göre lezzetleri var tabi ki. Bu lezzet balık ve et. Bu ikisinden birini yemeden Ağva’dan ayrılmamalısınız. Yine sahilde bulunan restoranlara oturup nehir manzarasıyla akşam yemeği olarak balık yemeli ya da mangalda pişen eti tercih etmelisiniz.

 

 

Doğa içinde gizlenmiş butik oteller

DOĞA İÇİNDE GİZLENMİŞ BUTİK OTELLER

Yorucu zamanlarda herkes dinlenebileceği, sessiz sakin bir günü diler ve ister. Ve herkes dönüp dolaşıp doğada bulur huzuru.

Metropollerdeki insan kalabalığında, araç gürültülerinde veya o egzozlu pis havalarda kimse tam anlamıyla dinlenip rahatlayamaz. Oysa bu kalabalık şehirlerin bile bazı yerleri gürültüden ve kalabalık insan topluluğundan arınmış bölgelerdir. Sürekli bir insan trafiğinin olduğu İstanbul’da bile doğa içinde gizlenmiş birçok yer vardır. Önemli olan huzurla vakit geçirebileceğiniz bu güzel yerleri bir an önce keşfedip yola koyulmanızdır.

Doğayla baş başa kalmanın fiziksel ve psikolojik olarak getirileri ardır. Psikolojik olarak getirisi doğayla ne kadar iç içe olursak o kadar mutlu olacağımız yönündedir. Çünkü şehir hayatındaki stresten uzakta olup, cırcır böcekleri sesleriyle uyuyup kuş sesleriyle uyanmış olacağız. Doğa içinde uzun yürüyüşler yapabileceğiz, akıp giden nehre sıkıntılarımızı bırakacağız, güneşi hissedip doğa içinde tatil yapacağız… İnsan başka nerede arınmış hissedebilir ki?


İstanbul çevresinde doğa içinde bulunan, huzuru yakalayabileceğiniz birçok seçeneğiniz vardır. Hem de bu yerlere ulaşım oldukça kolaydır. İstanbul ve çevresindeki bu kaçış yerlerini kısaca tanıtmak ve ulaşım konusunda bilgilendirmek gerekirse:

ŞİLE:   İstanbul’un Karadeniz tarafında yer alan Şile, İstanbul’a yaklaşık 70 kilometre mesafede yer alır. Yeşille mavinin buluştuğu yer olan Şile’de, doğa içinde, organik sebze ve meyvelerden ve yöresel lezzetlerden oluşan kahvaltıyı yaparak mutluluğa doğru bir adım atmış olursunuz. Şile evlerini ve  Şile’de bulunan doğal güzellikleri görmek yapılacaklar listenizde ikinci sırada yer almalıdır. Sonrasında şehrin hemen yanında bulunmasına rağmen doğanın içinde yer alan Şile’de kalacak bir yer bulmaktır. Örneğin Sahil Kamp. 35 hektarlık arazi üzerine kurulmuş, deniz kenarında bulunan dinlenme ve piknik alanıdır ve sizlere çadırda veya bungalowlarda konaklama imkanı sunan, havuzundan faydalanabileceğiniz bir yerdir. Şile’nin doğasında yapabileceğiniz trekkingi veya atv turlarını yapabilme imkanı da sunan bu yerde huzuru bulacaksınız. Doğayla baş başa kalıp kafanızı kaldırdığınızda göğü göreceksiniz, etrafınıza baktığınızda uçsuz bucaksız denizi göreceksiniz.

Ulaşım: Toplu taşımayı tercih edecekler Üsküdar’dan veya Harem’den düzenli olarak kalkan Şile otobüslerine binebilir.  1 saat gibi kısa bir sürede varacağınız Şile’de doğanın mucizevi etkilerini hissedeceksiniz.

AĞVA:  Şile’den 40 kilometre uzaklıkta bulunan ve yine İstanbul’un Karadeniz kıyısında yer alan Ağva, Göksu ve Yeşilçay nehirleri arasındadır. Huzur bulmak için çoğu İstanbullunun kaçıp geldiği yer olan Ağva’yı görmeden olmaz. Burada konakladığınız zaman boyunca kendinizi tüm o stresten uzaklaşmış ve rahatlamış hissedeceksiniz. Nehirlerin etrafında bisiklete binmek veya yürüyüş yapmak, kano yapmak, balık tutmak sizin ilacınız olacak. Ağva’nın merkezine oldukça yakın olan koyları gezmek, tarihin kırıntılarına rastlamak için köylerini ziyaret etmek bunaltıcı şehirde eve kapanmaktan daha güzeldir. Tek yapmanız gereken Üsküdar’dan veya Ümraniye’den kalkan otobüslere atlamak. Günübirlik ziyaretler yerine birkaç gün kalmayı tercih ederseniz Göksu nehri kıyısında bulunan Elrio Motel’i, Ağva Ekoland Otel veya Ağva Inn Hotel gibi doğa içinde gizlenmiş bu otelleri tercih edebilirsiniz.

Doğa içinde huzur bulabileceğiniz diğer yerler ise:

KİLYOS:  Kumköy olarak da bilinen Kilyos Sarıyer’e sadece 11 kilometre mesafede yer alır. Sarıyer’den bineceğiniz araçlarla oldukça kısa süre içerisinde kendinizi tertemiz bir plajda bulacaksınız. Birbirinden güzel koylar gezip sörf yapmak burada yapacağınız en güzel şeylerden biridir. Gece olduğunda burada konaklayıp sessizliği dinleyebilirsiniz.

SAPANCA: İstanbul’a 137 kilometre uzaklıkta yer alan Sakarya’ya bağlı Sapanca’ya otobüsle hatta trenle ulaşım mümkündür. Kanoya binmek, yürüyüş yapmak, köy kahvaltısı yapmak, yaylalarda piknik yapmak… En huzurlusu da Sapanca Gölü’nü izlemek olacaktır.

Polonezköy, Riva, Poyrazköy ve bunun gibi daha bir sürü yer var İstanbul’da kendi başınıza kalabileceğiniz. Yeter ki sırt çantanızı alın ve yola koyulun. Huzuru bulmak istediğinizde doğaya doğru koşun.

 

 

Kız Kulesinde Kahvaltı Fırsatı

KIZ KULESİ'NDE KAHVALTI FIRSATI İLE BOĞAZIN ORTASINDA KAHVALTI KEYFİ YAŞAYIN

Boğazın ortasından şehre, insanların hayatlarına tanıklık eden Kız Kulesi… Bu muazzam yapının rivayetleri dilden dile dolanır, insanlar şiirler yazar, öykülerine romanlarına bu yapı sayesinde renk katar. Gece gündüz fark etmeksizin o eşsiz görünümüne dalar gidersin, içten içe boğazın ortasında bir başına kaldığını düşünüp içlenirsin.

Herkes kendine en uygun olan Kız Kulesi rivayetini seçer ve onu dolaştırır dilden dile. Asıl tarihine gelecek olursak da ne zaman inşa edildiği tam olarak bilinmese de milattan öncelere kadar hikayesi. En başta boğaz giriş çıkışlarını kontrol eden bir kara parçasıyken zaman içerisinde karayla olan bağlantısı kopar ve böyle başlar yalnızlığı Kız Kulesi’nin. Roma dönemlerinde şehrin savunma noktası olarak kullanılır, Bizans dönemlerinde ise Venedikliler üs olarak kullanır. Osmanlı döneminde ise bu kale yıkılarak yerine taştan etrafı mazgallarla çevrili küçük bir kale yapılmıştır. Bu zamana kadar savaşlar görüp geçirmiş, depremler atlatmıştır. Çok büyük hasarlara rağmen zaman zaman onarılarak zaman zaman yeniden inşa edilerek ayakta kalmayı başarmıştır. 17. Yüzyıldan sonra artık bir kale olarak değil deniz feneri olarak yoluna devam etmiştir. Deniz feneriyken içi tamamen ahşap olan bu kulede yangın çıkmış ve tekrar onarıma girmiştir. Her dönemde farklı amaçlar için kullanılan Kız Kulesi birçok felaket görmüş ama hepsinden de sağlam çıkmıştır. 1995 yılında aslına uygun, mimari yapı bozulmadan restore edilen kule 2000 yılında halka açılmıştır, günümüzde restoran – cafe olarak hizmet vermektedir.

İstanbulluların en güzel manzaralarından olan bu tarihi yapıyı uzaktan seyretmek bir başka güzel, oraya gidip de görmek bir başka güzel. İstanbul’un her yerinden ulaşımı kolay olan bu kule Salacak ile Sarayburnu arasındadır, Salacak ise Üsküdar’ın bir mahallesidir. Ulaşım ise Üsküdar Salacak’tan ring seferleriyle sağlanmaktadır. Hafta içi 12:30 ile 18:30, hafta sonu 11:00 ile 18:30 saatleri arasında seferler yapılmaktadır. Kabataş’tan ise sadece hafta sonları belli saatlerde seferler düzenlenmektedir. Anadolu yakasına daha yakın olan Kız Kulesi’ni yılın 365 günü sabah 09:00 ile akşam 19:00 saatleri arasında ziyaret edip, cafe - restoranından faydalanabilirsiniz. Akşam 20.15 ten sonra ise rezervasyonunuz varsa dünya mutfağının lezzetini mükemmel manzara eşliğinde yiyebilirsiniz. Yerli ve yabancı turistlerin akın ettiği bu tarihi yerde, İstanbul manzarasıyla güne başlamak oldukça güzeldir. Kız Kulesi’nde enfes bir kahvaltı tüm yorgunluğunuzu, cansızlığınızı alır götürür. Hafta içleri sabah 09:00 ile 13:00 saatleri arasında kahvaltı tabağı olarak servis edilirken, hafta sonları saat 10:00 ile 13:00 saatleri arasında serpme kahvaltı şeklinde servis edilir.. Vapur seferlerinde bile Kız Kulesi’nin yanından geçerken dönüp dönüp tekrar bakarız ya da üzgün olduğumuzda öylece oturup Kız Kulesi’ni izleriz. 2500 yıllık tarihi bulunan, böyle güzel bir yapıyı görmek dışında orada kahvaltı yapabilme imkanı elimizdeyken bu fırsatı kaçırmamak gerekir.

 

Olağanüstü Coğrafya Kapadokya'da Tatil Fırsatı

 OLAĞANÜSTÜ COĞRAFYA KAPADOKYA'DA MUHTEŞEM TATİL 

60 milyon yıllık tarihiyle, lavların ve küllerin aşınmasıyla oluşan Türkiye’deki cennettir Kapadokya. Zamanında Hititlerin yerleşim yeri olan Kapadokya, şimdi Türkiye’nin en önemli ticaret merkezlerinden biridir. Tabi bu sürece kadar Asurluların ve Frigyalıların etkisi altında kalmış, sonrasında Persler tarafından işgale uğramış. (Pers dilinde Kapadokya “Güzel Atlar Ülkesi ” anlamındadır.) Sonrasında Büyük İskender Persleri büyük bir yenilgiye uğratmış ve bunun sonucu olarak Kapadokya Roma’nın gölgesi altına girmiş. Hristiyanlar dinlerini yaymak ve insanlara bu öğretiyi aşılamak için Kapadokya’ya gelmişler ve o dönemde Roma askerlerinden kaçmak için hayranlıkla baktığımız, doğa harikası olan peribacalarını oyarak kendilerine saklanacak yerler yapmışlar. 11. – 12. Yüzyıllarda Selçuklu Türklerinin eline geçen Kapadokya son olarak Osmanlı İmparatorluğu’na kalmış ve bu sayede sorunsuz bir şekilde yaşanmaya başlanmış Kapadokya’da. Lozan Anlaşması nedeniyle ( 1924- 1926) Hristiyanlar bu bölgeden bize muhteşem mimari yapıları bırakarak göç etmişler.

KAPADOKYA'NIN TARİHİ YAPISI

Her kültürün kendine ait özellikleri ve faklı tarzları vardır ve bizler kendi kültürümüze göre etrafımızı şekillendiririz. Evlerin yapısı, evi süsleyen motifler, şehrin mimarisi ve bunun gibi özellikler her kültürde farklı yansıtılır. Zamanında birçok topluluğa ev sahipliği yapan Kapadokya’da ise farklı kültürlerin izlerini görmek mümkündür ve Kapadokya’yı büyülü bir yer haline getiren de bu farklılıktır. Fakat bu farklı kültürlere rağmen Kapadokya’da farklı farklı göze batan binalar, yapılar bulunmaz. Bulunduğun coğrafyayı tanımak ve doğanın sana sunduklarından faydalanmak gerekir. Buna en iyi örnek ise Kapadokya’nın taş evleridir. Evet Kapadokya’da bir tek mimari tarz vardır o da taş evlerdir. Çünkü bu bölgedeki volkanik yapı sayesinde taşı işlemek oldukça kolaydır buna rağmen bu taşlar havayla temas ettiği anda oldukça sert bir malzemeye dönüşür. Bu taş evler dışında farklı kültürler tarafından ortaya çıkan yapılar ise motiflerle süslenmiş kemerli kapılar, kiliseler, İslam sanatını yansıtan güvercinliklerdir.

TURİZM

Kapadokya’da gezilip görülmesi gereken bir sürü yer bulunmaktadır. Sürekli hareket halinde olacağınız için de Kapadokya’ya havalar ne sıcakken ne de soğukken gitmemekte fayda var. İlkbahar veya sonbaharda yapacağınız bir Kapadokya gezisinden oldukça mutlu ayrılacaksınız. Buna rağmen kış aylarında hazırlıklı gidildiği takdirde şömineli taş evlerin ve karla kaplı bir Kapadokya’nın da keyfini çıkarabilirsiniz. Tercih sizin ☺ Kapadokya’da ne yenir sorusuna gelecek olursak: Testi Kebabı. Her yörenin kendine has, özel yemeği vardır. Kapadokya’nın da testi kebabı meşhurdur. Toprak çanaklar içinde yapılan bu yemeğe bayılacaksınız. Testi kebabı dışında saç tava, düğün çorbası ve tandır da tadılması gereken yemekler arasındadır.

KAPADOKYA'DA GEZİLECEK YERLER

Nevşehir bölgesinde olan Kapadokya’ya 10 defa da gitseniz yapılacaklar listeniz ya da görülmesi gereken yerler listeniz azalmaz. Bu masal diyarında keşfedilecek o kadar güzel yerler var ki! Kapadokya’da gezilecek görülecek yerlerin başında Uçhisar, Göreme ve Ürgüp gelmektedir.

UÇHİSAR: Bu yerler arasındaki en sessiz sakin yerdir fakat tarihi yönüyle oldukça rövanştadır. Güvercinlik Vadisi doğa yürüyüşlerini sevenler için tercih edilen yerlerdendir. Kapadokya’yı ayaklarınızın altında hissetmeniz içinse 160 metre yüksekte bulunan Uçhisar Kalesi’ni tercih edebilirsiniz. Birçok filmin çekildiği yer olan Kocabağ Şarap Evi’ne gidip şarap yapımına bakabilir veya tadabilirsiniz.

Göreme: Kapadokya’nın kalbi olan Göreme’de yapılacaklar listesi oldukça fazladır. Peri bacaları ve vadileriyle ünlü Göreme’de en güzeli at çiftliğine gidip atlarla bölgeyi gezmek veya atv turları yapmak olabilir. Bölge halkı tarafından Aşk Vadisi denilen asıl adı Bağlıdere Vadisi olan vadiyi tercih edebilirsiniz. Aşıklar tepesine çıkıp derin bir nefes alabilirsiniz, 6 tane kilisenin ve 2 tane manastırın bulunduğu Göreme Açık Hava Müzesi’ne gidebilirsiniz.

Ürgüp: Ürgüp daha çok alışveriş yapabileceğiniz bir bölgedir. Buna rağmen gezilecek yerleri de bulunmaktadır. Ürgüp’te Asmalı Konak dizisinin de çekildiği o eve gidip gezebilirsiniz, Turasan Şarap Fabrikası’nı ziyaret edebilirsiniz. Üç güzeller olarak geçen peri bacalarını görmelisiniz.

KAPADOKYA'DA MUTLAKA YAPILMASI GEREKENLER

Bir sürü müze, dini yer ve park yeri bulunan bu bölgede balon turu yapıp tüm şehri ayaklarınızın altına almalısınız. Gün doğumunda veya batımında yapılan balon turu unutulmaz anlarınızdan biri olacaktır. Balon turu dışında atv turu, at turu ve vadi turu yapabilirsiniz. Kapadokya’da meşhur olan çanak çömleğin yapımını izleyebilirsiniz veya şarabıyla da meşhur bu yerde şarap tatmaya gidebilirsiniz.

KAPADOKYA'DAN ALINACAK HEDİYELİK EŞYALAR

Kapadokya’da arkadaşlarınıza, ailenize ya da kendinize alabileceğiniz hediyelik eşyalar konusunda oldukça geniş seçenekler sunmaktadır. Antika veya seramik parçalar, çömlek, testi,  halı, kilim, biblo, değerli bir taş olan Onyx taşı… Mesela minyatür peribacalarından alıp evinizin en güzel köşesine yerleştirebilirsiniz. Dönüşte yanınıza alıp afiyetle yemelik seçenekleriniz çökelek, yoğurt, buğday, badem, kabak çekirdeği, çörek otlu peynirlerdir. İçecek olarak ise şarapları tercih edebilirsiniz.

 

İstanbul Kurs Fırsatları

İSTANBUL'DA GİDİLECEK KİŞİSEL EĞİTİM VE KURS FIRSATLARI 

Her birimizin en az bir tane hobisi vardır. Bu hobi kimileri için fotoğraf çekmek kimileri için dans etmek kimileri için de yeni diller öğrenmek olabilir. Sıkılarak geçirdiğimiz bu günlerde kendimizi mutlu etmek için yapmaktan zevk aldığımız etkinliklere katılabiliriz ya da ilgimizi çeken, öğrenmek istediğimiz aktivitelerin kurslarına katılıp eğitim alabiliriz. Az çok bildiğiniz ve keyifle yaptığınız bu aktiviteleri profesyoneller tarafından daha kapsamlı bir şekilde öğrenmeyi herkes ister. Eskiden olduğu gibi bu eğitimleri almak zor değildir artık. Pastacılıktan tutun da dansa, sabun yapımına kadar artık birçok kurs verilmektedir. Özel kurslar dışında bazı belediyeler tarafından verilen ücretsiz kurslar da bulunmaktadır. İlginizi çeken kurslara giderek hem yepyeni bir ortama girip yeni arkadaşlar edinmiş olursunuz hem de keyifle zaman geçireceğiniz bu yerlerde kendinizi geliştirip yeni bir dil veya el işi gibi şeyler öğrenirsiniz. 

MARMARA SANAT AKADEMİSİ: Modaya, çizime eğilime olanlar ve bu işi öğrenmek isteyenler Beyoğlu’nda bulunan Marmara Sanat Akademisi’ni tercih edebilirsiniz. Kostüm ve Tasarım Atölyesi’nde “Kara Sevda”, “Kur Kurt Seyit ve Şura”, “ Sevdam Alabora” gibi dizilerin kostüm tasarımcısı Sema Işık Saral sizlere moda, tasarım, dikiş, biçki konusunda eğitim veriyor. Yine Marmara Sanat Akademisi Kadıköy ve Şişli şubelerinde usta senaryo yazarları ve akademisyenler tarafından Televizyon Dizi Film ve Kamera Önü Oyunculuk Dersleri verilmektedir. Bu işi amatör olarak yapmış olman ya da ilk defa deneyecek olman fark etmeksizin size oyunculuk için gerekli temel bilgiler verilir.

Marmara Sanat Akademisi’nin Beyoğlu ve Şişli şubelerinde deneyimli ve saygın eğitmenler tarafından televizyon dizileri, sinema filmler, çizgi filmler, animasyonlar ve belgesel seslendirme gibi alanlarda kendinizi geliştirmeniz için kurslar verilmektedir. Birçok televizyon dizilerinin yazar kadrosunda bulunan Gülsüm Öz tarafından senaryo yazarlığı dersleri verilmektedir. Senaryo yazmak isteyen herkes katılabildiği bu kursta katılımcılar usta yazarlarından senaryo yazım tekniklerini öğrenecekler.

ATÖLYE FUL: Şişli’de bulunan Atölye Ful meze yapımı, kurabiye yapımı, yemek kursu gibi daha çok yemek üzerine kurslar vermektedir. Kolayca hazırlanan soğuk mezeleri öğrenebilmen için kurslar bulunmaktadır.  Meze hazırlama tekniklerini ve püf noktalarını öğrenebilirsiniz. Kurabiye canavarlarının lezzetli kurabiyeleri öğrenebilmesi için Kurabiye Yapımı ve Süslemesi Kursu bulunmaktadır. Zeytinyağlı yemek yapmayı sevenler ve öğrenmek isteyenler için Zeytinyağlı Yemek Yapımı Kursu, kısa bir süre içinde lezzetli ve çok çeşitli yemekler yapıp misafirlerinizi en güzel şekilde ağırlamanız için Pratik Yemek Yapımı Kursu bulunmaktadır. Fırınlarda, cafelerde, pastanelerde gördüğümüz rengarenk makaronları yapmak için de kursa gidebilirsiniz. Macaron Yapımı Kursu sayesinde kendinize ve sevdiklerinize lezzetli makaronlar yaparak mutluluğu yakalayabilirsiniz.

Marmara Sanat Akademisi ve Atölye Ful kursları sizler için birer tavsiyedir. Bu yerler dışında İstanbul’un birçok semtinde farklı farklı kurs çeşitleri vardır. Öğrenmek istediğiniz şeyleri düşünüp ona yönelik kursları araştırıp bulabilirsiniz ve eğlenirken aynı zamanda hayatınıza ufak da olsa katkı sağlayacak eğitimi de almış olursunuz. Üstelik zevk aldığınız aktiviteyi yapmış olursunuz. Fotoğraf çekmeyi seviyorsanız profesyonel fotoğrafçılık kurslarına, yeni diller öğrenip yeni kültürlerle tanışmak istiyorsanız dil kurslarına, dans etmeyi seviyorsanız dans kurslarına giderek kendinizi geliştirmelisiniz ve sevdiğiniz aktiviteleri yaparak hayattan zevk almaya devam etmelisiniz.

İstanbul'da Konser Tiyatro Etkinlik Aktivite

İSTANBUL'DA KONSER, TİYATRO, ETKİNLİK VE AKTİVİTE DENİNCE AKLA GELENLER 

Yorucu, stresli günlerden sonra tek yaptığımız evde oturup zamanımızı boş boş geçirmek oluyor. Fakat bu kısacık tatillerimizi en dolu, eğlenceli şekilde geçirmek gerekir. İstanbul’da özellikle bahar ve yaz aylarında ünlü sanatçıların verdiği açık hava konserleri, vaktinizi dolu dolu geçirebileceğiniz her yaştan kişiye uygun festivaller, yeni insanları tanıyacağınız partiler düzenlenmektedir. Kısacası yapmanız gereken tek şey bu aktivitelerin yerlerini öğrenmek ve üşengeçlikten kurtulup hazırlanmaya başlamak. Her gün birçoğumuz bu aktivitelere katılan arkadaşlarımızın, dostlarımızın fotoğraflarını, videolarını görürüz ve nasıl bu kadar enerji dolu olduklarını, nasıl oradan oraya koşturduklarını düşünür dururuz. Oysa birkaç defa kendinizi dışarı atıp aktivitelere katılsanız zamanınızı güzel geçirmenin evde oturmaktan çok daha faydalı olduğunu anlarsınız.

Boş zamanlarımızda yapılacak en güzel aktivitelerden biri sevdiğimiz sanatçıların konserlerine gidip kalabalığın içinde gözlerimizi kapatıp kendimizi müziğin duygusuna bırakmaktır. Birkaç saatlik bir müzik keyfi hangi yorgunluğu almaz ki? Şebnem Ferah, Sıla, Ceylan Ertem, Nev, Mabel Matiz, Moğollar, Can Gox, Bülent Ortaçgil, Gripin ve daha birçok sanatçı özellikle yaz aylarında açık hava konserleri vererek şehrimize neşe katıyor. Grupfoni gibi siteleri takip ederek sevdiğiniz sanatçıların konserlerini takip edebilirsiniz. Sadece açık hava konserleriyle sınırlı olmuyor bu etkinlikler. İstanbul’un çoğu semtinde bulunan barlarda, eğlence merkezlerinde de konser veriyor ünlü şarkıcılar. Kalabalıktan kaçmak istiyorsanız, oturup bir şeyler içerken çalan şarkıların keyfini çıkarmak istiyorsanız bu konserleri de takip ederek keyifli bir akşam geçirebilirsiniz.

Her gittiğimizde “ben her hafta bu aktiviteyi yapacağım, ne güzel vakit geçirdim” dediğimiz tiyatroya veya sinemaya gitmek var. Maalesef dediğimiz bu sözü unutuyoruz ve uzun bir süre tekrarlamıyoruz. Haldun Dormen, Ferhan Şensoy, Erdal Beşikçioğlu gibi usta oyuncuların oynadığı ölümsüz eserlerin tiyatro hali, çocuklara uygun olan yine ölümsüz eserlerin oynandığı tiyatrolar, müzikaller… Tiyatro eserleri müzikli ve müziksiz olarak ikiye ayrılır. Müziklileri dram, komedi ve trajedidir. Müziksiz olanları ise opera, operet, skeç, pandomim bale, revü, müzikaldir. Bu kadar seçenek varken neden evde oturasınız ki? Usta oyuncuların gözlerinizin önünde canlı bir şekilde performansını sergilediğini görmek büyüleneceğiniz bir şey olsa gerek.

Bu güzel havaların tadını piknik yapılacak yerlere gidip ailenizle, arkadaşlarınızla, çocuklarınızla piknik yaparak geçirebilirsiniz. Yemeğinizi yiyip çimlerde koşabilir, top oynayıp ip atlayarak eski güzel günlerinize dönebilirsiniz. Piknik yapılacak yerlerden biri Sheraton İstanbul Ataköy’dür. Bu yerde konforlu bir şekilde pikniğinizi yapabilirsiniz ve mutlu bir şekilde evinize dönersiniz. Yapmanız gereken aktiviteler arasında en cana yakın hayvanlardan olan atları görmeye, sevmeye gitmek ve ata binmek de olmalıdır. Kilyos Atlıtur Kulübü’nde önce nezih bir ortamda kahvaltınızı yapıp, sonra da doğa içinde ata binebilirsiniz. Her türlü kazadan sizleri korumak için ciddi önlemler almış olan bu mekanda çocuklarınız da atlara binebilir.

Festivaller, fotoğraf turları, paintball, bahçe partileri… İstanbul’un nerdeyse her yerinde boş zamanınızı değerlendirebileceğiniz bu tarzda aktiviteler bulunmaktadır. Daha adrenalin dolu anlar yaşamak isterseniz rafting ya da safari yapabileceğiniz güzel yerleri araştırabilirsiniz, lunaparklara gidip arkadaşlarınızla eğlenebilirsiniz. İstanbul çevresinde yamaç paraşütü yapabileceğiniz yerlere gidebilirsiniz. Kısacası ister sanatsal aktivite olsun ister macera dolu aktiviteler olsun evde oturup vakit öldürmenizden çok daha iyidir. Nasıl zaman geçirmek istediğinize karar verip hemen hareket etmeye başlamanız lazım. Güzel vakit geçirmenizin önündeki tek engel kendinizsiniz. Evin boğucu ortamından uzaklaşmanın ve sokaklara karışmanın vakti geldi de geçiyor. 

 

En Uygun Şehir Otelleri

TATİL VEYA İŞ SEYAHATİNİZE EN UYGUN ŞEHİR OTELLERİ

İstanbul içinde hafta sonu kaçamağı yapıp kafa dinleyebileceğiniz, aynı zamanda havuzun ya da plajın keyfini çıkarabileceğiniz her bütçeye uygun otel bulunmaktadır. Sadece İstanbulluların ve çevre şehirdekilerin hafta sonu kaçamağı için değil iş gezisi için şehir dışından İstanbul’a gelenler ya da İstanbul’u gezmeye gelenler için de tercih edilebilir otellerdir. Apart oteller, butik oteller, pansiyonlar, lüks oteller, kiralık evler… İstanbul’un her semtinde mutlaka size uygun bir otel vardır. Siz hangisinde kalmak istediğinize karar verdikten sonra geriye çok bir şey kalmaz.

Oldukça lüks otelleri uygun fiyata Grupfoni yardımıyla bulabilir, bu otellerden rezervasyon yaptırabilirsiniz ve fırsatlarından yararlanabilirsiniz. Daha uygun fiyata neden aynı konforu yakalamayasınız ki? Kısa sürede halledilemeyecek iş gezileri için fuar alanlarına yakın olması ve ev rahatlığında, ütü, çamaşırhane gibi hizmetleri bulunan otellerin tercih edilmesi gerekir. Hafta sonu kaçamakları içinse kalabalıktan, stresten uzak doğayla baş başa kalabileceğiniz otellerin olması gerekir. Ama her ikisi için de ulaşımı kolay bir yerde bulunması önemlidir. 

ANADOLU YAKASI:

Beykoz-Anadolu Feneri’nde bulunan Taşlıhan Otel plaja 3 dakikalık yürüme mesafesinde, tüm odaları doğa ve deniz manzaralı olup sakin bir konuma sahiptir. Kayrak taşları ile inşa edilmiş olan butik otel, büyük bir yeşil alana sahiptir.Yaz aylarında kahvaltınızı dilerseniz otelin bahçe kısmındaki çim alanda, dilerseniz açık ve kapalı restaurant bölümlerinde, kış aylarında ise şömine başında keyfini çıkarabilirsiniz.

Bulunduğu bölge balık tutmak, doğa yürüyüşü ve bisiklet turlarına çıkmak için mükemmel bir başlangıç noktası niteliğindedir. Dilerseniz Atv’lere binip çevreyi keşfedebilir, dilerseniz bahçede masa tenisi oynayabilirsiniz. Plaj 3 dakikalık yürüme mesafesinde olup denize girme imkanınız bulunmaktadır. Wi-Fi ücretsizdir. İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı’na 61 kilometre ,Atatürk Havalimanına 55 km uzaklıktaki tesis Beykoz merkeze 14 kilometre mesafededir. Bünyesinde ücretsiz otopark vardır.

2017 yılında yenilenen, misafirlerin kendilerini evlerinde hissetmeleri için her türlü rahatlık ve konforun sunulduğu, adalar ve deniz manzaralı, Maltepe Şanlı Suite Hotel; en son oda konseptlerinde hazırlanmış olup ev rahatlığındadır. Oda ve banyo malzemeleri İtalya’dan özel getirilmiş olup, modern Türk mimarisi ile birleştirilmiştir. Maksimum alanda yüksek konfor ve rahatlığı hedefleyen odaların tamamı ergonomik bir yaklaşımla tasarlanmıştır. Şanlı Suite Hotel, güzel yüzlü personelin profesyonelliğiyle beraber, sıcak ev rahatlığını birleştirerek değerli misafirleri rahat ettirmeyi amaç edinmiştir.

AVRUPA YAKASI:

İstanbul şehrinin kalbi Taksim’de konaklamak size birçok avantaj sağlar. Şehir merkezinde bulunduğu için her bölgeye ulaşımı kolaydır, otelden çıktığınız anda insan kalabalığına karışır ve doya doya gezersiniz. Ayaklarınızın altında istemeyeceğiniz kadar restoran, cafe, bar bulunmaktadır. Alışveriş merkezlerine, tarihi yerlere yakınlığı da bir diğer avantajıdır. Taksim’de keyifle kalacağınız Santa Hill Hotel bulunmaktadır. Tepebaşı’nda, İngiliz Konsolosluğu’nun karşısında konumlanmıştır. Taksim Metro İstasyonu'na yaklaşık 100 metre uzaklıkta olması en büyük avantajıdır. Güler yüzlü ve deneyimli personelleriyle hizmet vermekte olan otelin çamaşırhane, kuru temizleme, döviz bozma, araç kiralama gibi olanakları vardır. Uzun süreli kalacak olanlar için büyük bir avantajdır.

Midmar Deluxe Hotel, İstanbul'un en önemli fuar ve alışveriş merkezlerinin bulunduğu Bahçelievler’de konumlanmıştır. Hem kafa dinlemek için tercih edilebilecek hem de iş gezilerinizde tercih edebileceğiniz türden bir oteldir. Modern biçimde dekore edilmiş odalarda klima, LCD TV, ücretsiz internet, lüks banyolar, kasa, yangın dedektörü, elektronik kilit sistemi bulunmaktadır. Yorucu günün stresinizi atmak için masaj, kapalı havuz hizmetinden de yararlanabileceğiniz otel Atatürk Havalimanı'na sadece 4 km mesafededir.

Örnek oluşturacak bu oteller dışında herhangi bir semtte istediğiniz bir oteli bulmanız oldukça kolaydır İstanbul’da. Çünkü oldukça popüler olan İstanbul’a her şehirden, her kesimden insanlar akın etmektedir. 1 yıldızdan 5 yıldıza kadar, cüzi miktarlardan geceliği oldukça pahalı olan lüks otellere kadar birçok çeşit vardır. Hafta sonu şehirden uzaklaşmak için Ağva, Şile, Sapanca, Adalar gibi yerleri de tercih edebilirsiniz. Çünkü bu bölgeler şehirden kaçış için tercih edilen oldukça güzel bölgelerdir. İş gezileri içinse Mecidiyeköy, Gayrettepe, Levent, Maslak, Ataşehir, Kartal, Kozyatağı gibi bölgeleri tercih edebilirsiniz. Bu yerlerde iş amaçlı konaklamalar için çok sayıda otel bulunmaktadır. Özellikle bu tarz otellerde teknolojik aletlerin bulunduğu toplantı odaları bulunmaktadır.

Keyifli tatiller dileriz…

 

Spa ve Masaj Fırsatları ile Masaj Keyfi!

SİZE EN UYGUN MASAJ SEÇENEKLERİ VE MASAJIN FAYDALARI 

Masaj, tarih boyunca tüm kültürler tarafından kullanılan ve tarihi insanın varoluşuyla başlayan bir tedavi yöntemidir.  Çin, Hindistan, Mısır, Roma, Yunanistan gibi ülkeler masajın temellerini atmıştır ve masajın günümüze kadar gelişip gelmesinde büyük rol oynamışlardır. Hatta öyle ki bu ülkelerin yazıtlarında bile masajın hastalıkları tedavi ettiği, yaraların iyileşmesinde rol aldığıyla ilgili yazılar bulunmaktadır.  Özellikle Hindistan’da masaja oldukça önem veriliyor ve anneler çocuklarına masaj yapıyor sonrasında çocukların aynı şekilde ebeveynlere masaj yapması isteniyor. Bu sayede Hindistan’da neredeyse masaj yapmayı bilmeyen kişi kalmıyor. Masaj günümüzde lüks ve gereksiz bir şey gibi gösterilse de sağlık açısından bir zorunluluk aslında. Ağrıyan bel, tutulan boyun, gerilen kaslar… Tüm bunlara çözüm kas gevşeticiler ya da gereksiz haplar değil. Ağrıyan bölgenize hatta tüm vücudunuza yaptıracağınız masaj bu gibi sorunların en kolay çözümüdür. Masaj sırasında sadece fiziksel olarak değil psikolojik olarak da kendinizi rahatlamış ve dingin hissedersiniz. Kendimizi yorucu iş hayatı veya ev – okul – iş arasındaki koşuşturmacada hapsolmuş şekilde buluruz ve bu durumdan kurtulmanın yolu masajdan geçer.

Eski zamanlarda birkaç bitkiyle yapılan ve birkaç çeşitten oluşan masaj, günümüzde birçok çeşidiyle karşımıza çıkmaktadır. Hepsinin yapılış şekli ve nereye yapıldığı birbirinden farklıdır fakat hepsinin sonucu aynıdır. Huzurlu geçen bir gün ve dinlenmiş, hastalıklarından arınmış bir vücut.  Masajlar dinlendirici masaj ve tıbbi masaj olmak üzere ayrılmaktadırlar. Masaj çeşitleri arasında en bilindik olanlar ve en çok tercih edilenler İşveç masajı, sıcak taş masajı, Thai masajı, derin doku masajı, anti selülit masajı ve bölgesel masajlardır. Fakat bunlar dışında daha birçok seçeneğiniz bulunmaktadır.  Hamile masajı ve bebek masajı, kahve terapi, klasik masaj, Kleopatra masajı (yosun ile), Küba masajı, soğuk taş terapisi... En bilindiklerinden birkaçını açıklamak ve faydalarını yazmak gerekirse:

THAİ MASAJI: Thai masajı Hindistan ve Çin’in geleneksel tıbbını oluşturmaktadır. Yarı sert bir zeminde germe hareketleriyle yapılan bu masaj bir buçuk saatten dört saate kadar sürebilmektedir. Masaj sırasında rahatsız hissetseniz bile bitiminde kendinizi oldukça rahat hissedeceksiniz. Vücudumuzda bulunan enerji noktalarına baskı uygulanılarak yapılan bu masaj tekniği oldukça eski bir yöntemdir ve kişilerde esnekliği arttırma, stresi azaltma, enerji sisteminin düzene girmesi gibi faydaları bulunmaktadır.

İSVEÇ MASAJI: Klasik masaj olarak da bilinen İsveç masajı güne güzel başlamanız ve rahatlamanız için yapılan bir masaj türüdür. Masaj yağlarıyla yapılan İsveç masajı ortalama 1 saat sürmektedir. Batı tekniklerinden olan sıvazlama  (öfleraj), yoğurma (petrisaj), friksiyon, darbeleme (tapotement) ve titreşim (vibrasyon) ile yapılmaktadır. Amacı bulunduğunuz ortamda rahat olmanızı sağlamak ve enerjik bir şekilde güne başlamanızdır.

SICAK TAŞ MASAJI: Mary Nelson tarafından 1993 yılında geliştirilen masaj türünü kendisi 1999 yılında İngiltere’de öğretmeye başlamıştır. Uzun süre ısıyı üzerinde tutma özelliğine sahip bazalt taşları pürüzsüz ve parlak yapıya sahip yassı taşlardır. Sıcak bazalt taşlar vücudun belli noktalarına yerleştirilerek kan dolaşımının hızlanması sağlanır. Bu taş suda ısıtıldığından dolayı suyun terapisinden de faydalanılan bir masaj türüdür. Sürekli uygulandığından kronikleşen sıkıntılara yardımcı olur ve zihinsel, fiziksel olarak enerji vermesiyle ün kazanmıştır. Kas ve eklem sorunlarına, bel ve sırt ağrısına, uykusuzluğa, stresten dolayı oluşan rahatsızlıklara, baş ağrısına, sancılı regli ağrılarına ve bunun gibi daha birçok rahatsızlığa iyi gelmektedir.

Üstte yer alan masajlar ve diğerlerinin en önemli faydası tabi ki stresten uzaklaşmanız ve bu sayede daha sağlıklı bir hayat sürmenizdir. Masajın genel faydaları arasında bağışıklık sistemini güçlendirmesi, kan dolaşımını düzenlemesi,  metabolizmayı hızlandırması, kasları gevşetmesi ve stresten arındırması vardır. Kalp sağlığına, solunum sisteminin düzenine yardımcı olan masaj aynı zamanda sizi daha sağlıklı, daha mutlu ve sosyal ilişkileri daha kuvvetli bir insan yapar. Unutmayın masaj bir lüks değil bir gerekliliktir. Daha sağlıklı ve daha güzel bir hayat için masaj tekniklerinden faydalanmakta yarar var